Akne ve Siyah Noktalardan Kurtulmanın Doğal Yöntemleri

Limonlu yoÄŸurt maskesi

Bir kâse yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın. Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler. Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.

Alıntı

 

Göz Çevresi Kırışıklığı Neden Olur ?

İşte en sık yapılan 4 yanlış:

1. Güneş gözlüğü takmamak

Güneşe çıktığınızda güneş gözlüğü takmıyorsanız, kırışıklıklara davetiye çıkardığınızı unutmayın. Aynanın karşısına geçin ve gözünüze güneş geliyormuşcasına gözerinizi kısın; oluşan çizgileri farkettiniz mi? Bu çizgiler bir süre sonra tamamen sizinle kalabilir.

Bir güneş gözlüğü alın ve sadece yazın değil, bütün sene kullanın; unutmayın özellikle karlı havalarda güneş çok daha parlaktır.

2. Gözleri ovuşturmak

Yorulduğunuzda, uykunuz geldiğinde ya da gözleriniz kaşındığında onları ovuşturmak neredeyse bir içgüdü. Gözlerinizin etrafındaki deri çok ince olduğundan ileri geri ovmak hemen çizgilerin oluşmasına sebep olur. Olduğunuzdan yaşlı görünmek istemiyorsanız hemen bu alışkanlığınızdan vazgeçin.

Makyajınızı temizlerken de dikkatli olmakta fayda var; göz makyajınızı çıkartırken sert hareketlerle makyajınızı silmeyin ve göz makyajını kolayca, acıtmadan temizleyebilen yağlı kalıntı bırakmayan bir temizleyici tercih edin.

3. Yüzüstü uyumak

Yüzüstü yattığınızda sürekli aynı tarafın üzerine yatıyorsanız, yastıkla sıkıştırdığınız için uyku izleri bir süre sonra kalıcı hale döner. Bu nedenle,daha çok sırtüstü yatmaya dikkat edin. Sırtüstü uyumakta zorluk çekiyorsanız, ayağınızın altına bir yastık yerleştirmek daha kolay uyumanızı sağlayabilir.

4. Göz Çevresi Bakım Kremi


Gözlerinizin etrafındaki deri çok daha ince olduğundan, göz çevreniz cildinizin diğer bölümlerine göre daha çabuk yaşlanır. Göz çevresi için kırışıklıkları beklemeden bir göz çevresi bakım kremi kullanın.

Kaynak: Posta

Cilt Çatlakları İçin Yağlar

Doğum sonrası çatlakları, bir alıp bir verdiğimiz kilolar yoyo durumları sonucu maalesef hiç hoşlaşmadığımız çatlaklar için yağlar;

Kakao yağı, gliserin yağı, keten yağı, badem yağı, saf zeytin yağı, çörekotu yağı, kantaron yağı, melisa yağı, havuç ve kayısı yağları.

Badem yağı özellikle cilt çatlaklarını önlemek için birebirdir. Yağları karıştırıpta kullanabilir ya da olanı karıstırabilir ya da tek olarak da kullabilirsiniz. Badem yağını hamilelik esnasında özellikle kullanın.
Alıntı

Gür ve Sağlıklı Saçlar İçin Bitkisel Çözümler

Hem erkeklerin hem de kadınların en önemli sorunlarından biridir saç kaybı. Bu sorunu gidermenin ana yolu saç köklerindeki kan dolaşımını hızlandırmak. Bunun için bitkisel yağların kullanılması hem de masaj yapılması gerekiyor. Listelediğimiz tüm yağlar bir şişe içinde karıştırdıktan sonra elde edilen bu yağ karışımını ilk hafta hergece, 2 hafta 2 gecede bir 3 haftada ise 3 gece de bir uygulayın. Unutmayın sarımsak tüm karışımının içindeki en etkili oyuncu. Saç diplerine sürdükten sonra saç uçlarına doğru hafifçe yayın. Ancak önemli olan karışımın saç diplerinize yedirilmesi.

İşte Süper Karışım

  • 1 tatlı kaşığı sarımsak yağı
  • 1 tatlı kaşığı ısırgan yağı
  • 1 tatlı kaşığı çam yağı
  • 1 tatlı kaşığı biberiye yağı
  • 1 tatlı kaşığı badem yağı
  • 2 tatlı kaşığı zeytin yağı

Bu özel maskeyi durularken ihtiyacınız olan malzeme ise tüm aktarlarda bulunabileceğiniz zeytinyağlı bir sabun.Bu sabunla saçlarınızı uzun masaj yaparak durulayın kesinlikle şampuan kullanmayın. Bir diğer yöntemde 2-3 litre suyun içinde koyacağınız bir su bardağı üzüm sirkesi ile saçlarınızın parlaklığını arttırmak bu uygulamayı 45 gün boyunca tekrar etmeniz gerekiyor.
20 gün içinde saç dökülmesi duracak.45 gün içinde yeni saçlarınızın çıkmaya başladığını göreceksiniz. Yalnızca saçlarınızı güçlendirmek ile kalmayacak aynı zamanda biberiye yağı ve zeytinyağı ile sayaesinde parıldayan saçlara sahip olacaksınız. Bu bitkisel karışım hem kadınlar tarafından hem de erkekler tarafından kullanılabilir.

Ağız Kokusunun Tedavisi Mümkün mü ?

Evlilikleri yıkan, aşkları bitiren, kariyerleri sekteye uğratan, özgüvenleri ve medeni cesaretleri yerle bir eden bir hastalıktır ağız kokusu(halitosis).

Tıp dünyası ağız kokusunu iki ana başlığa ayırmakta; Fizyolojik ve Patolojik sebepler;

* Gün boyunca dilde ve damakta üreyen bakterilerden kaynaklanan kokular (%55)

* Sert kokulu gazlar ve enzimler içeren yiyeceklerin (sarımsak-soğan) tüketilmesinden kaynaklanan kokular (%12)

* Sigara ve tütün mamullerinin tüketiminden kaynaklı kokular (%33) Fizyolojik ağız kokuları kapsamına girmektedir.

Patalojik ağız kokularının sebebleri ise genelde,

* Diş ve dişeti hastalıkları, solunum yolu enfeksiyonları, Diyabet, Böbrek yetmezliği ve metabolizma bozuklukları olarak sıralanabilir.

Genel olarak bakıldığında, ağız kokusu üzerine yapılmış çalışmalar bize ağız kokusunun %87 sinin ağız boşluğu kaynaklı olduğunu göstermektedir. Bunun %51 si dilden, %49 u ise diş ve dişeti hastalıklarından kaynaklanmaktadır.

Bu güne kadar diş fırçalamak hijyeni sağlasa da, asıl unsur olarak tedavi edici olmaktan uzaktır. Naneli ve mentollü sakız, pastil ve spreyler ise kokuları sadece çok kısa süreliğine perdelemekte fakat ağız kokusuna uzun süreli ve tedavi edici etki gösterememektedir. Oysa ki okaliptus, karanfil, tarçın, zerdeçal gibi antibakteriyal bitkilerin ekstrelerin doğru kombinasyonunun düzenli kullanımı ağız kokusuna çözüm olabilmekte.
Posta

Kış ayları için sağlıklı beslenme önerileri

Gecelerin uzadığı, kapalı mekanlarda kalma zamanımızın arttığı kış günlerinde bir de ruh halinize kapılarak basit şekerli gıdalara saldırmayın! Bilinçli beslenerek, basit önlemlerle kış aylarını hem fiziksel hem de ruhsal olarak sağlıklı geçirebilirsiniz.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz, kış aylarında sağlıklı beslenme için dikkat edilmesi gerekenleri paylaştı:

Kışın gelmesiyle birlikte; beslenme alışkanlıkları da, sosyal hayatımızda meydana gelen değişikliklere paralel olarak farklılaşır. Evde oturma saatleri artar, fiziksel aktivite imkanları azalır, giyilen kıyafetler kiloyu örttüğü için kilo kontrolü göz ardı edilebilir, enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riski artar. Bu dönemde kişilerin mutsuzluk eğilimleri artabilir ve buna bağlı olarak da basit şekerli gıdalara eğilim olur.

Bağışıklık Sistemi İçin Probiyotik

Oluşabilecek gribal enfeksiyonları önlemek, vücut savaşçılarını güçlendirmek için antioksidan vitaminlerden zengin besinleri, günlük beslenme düzenimizde mutlaka bulundurmalıyız. Bunlar özellikle A vitamini, E vitamini, selenyum, çinko ve C vitaminidir.

Probiyotikler de bağışıklık sistemine destek olan besinler içinde yer alır. Günlük besin düzeninize probiyotik yoğurt veya kefiri; süt veya yoğurt yerine koyabilir, bu besinlerin olumlu etkilerinden yaralanabilirsiniz.

Kış Depresyonuna Karşı B Vitamini

Oluşabilecek stresi kontrol altına almak için özellikle B grubu vitaminlerinden zengin beslenmekte fayda var; tam tahıllı ekmekler, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, et ve süt ürünleri gibi… Bu dönemde bol sebze meyve tüketmek, bol su içmek, kan şekeri kontrolünüzü sağlamak, balık tüketmek de yine depresyon hali ile baş etmenizde size yardımcı olacaktır.

Akıllı Besin’lerden Şaşmayın!

Ev veya kapalı mekanlarda daha fazla zaman geçiriyor olmak; sosyal aktiviteleri yemekle sınırlandırmaya neden olabilir. Eğer böyle bir döngüye girdiyseniz ‘akılcı besin’ tercihleri yapmalısınız. Tatlı ihtiyacını meyvelerden, sıvı ihtiyacını sağlıklı ve kalorisi düşük besinlerden (ayran, maden suyu vb), yemeklerinizi de yine doğru yöntemlerle pişirilmiş, ihtiyaç duyduğunuz karbonhidrat, protein ve yağı dengeli sağlayacak besinlerden tercih etmelisiniz.

Azalan fiziksel aktivite için önlem almalısınız. Küçük yürüyüşler yapmaya çalışmak, evde basit fiziksel aktiviteleri düzenli yapmak, asansör kullanmak ve mümkün olduğunca hareketli olmaya çalışmak gibi basit önlemler alabilirsiniz.

Kış Listenizi Hazırlayın!

Armut:

Fosfor, kalsiyum ve potasyumdan zengindir. Kalp kaslarının düzenli çalışmasına fayda sağlar. Tansiyon ayarlamasında etkilidir. Posadan zenginliği nedeniyle bağırsakları çalıştırır.

Karnabahar:

Potasyumdan zengindir. C vitamini içerir. Kalp hastalıklarında ve tansiyon düşürmede faydalıdır.

Pırasa:

Demir, kalsiyum ve potasyum içerir. İdrar sökücüdür. Bronş açıcıdır. Sindirimi kolaylaştırır.

Nar:

C vitamini, demir ve potasyum deposudur. Çok güçlü antioksidandır. Kansere karşı koruyucudur.

Kereviz:

A ve E vitamini ile folik asit ve potasyum içerir. İdrar söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırır. Sinir sisteminde yatıştırıcı etkisi vardır.

Ispanak:

B ve C vitamini ile magnezyum ve çinkodan zengindir. Cilt sağlığına, sinir sistemine, sindirime, göz sağlığına, büyümeye ve gelişmeye faydalıdır.

Mandalina:

C ve A vitamini ile potasyum yönünden zengindir. Hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır. Yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Damar sertliğine faydası vardır. Güçlü bir antioksidandır.

Ayva:

A, B ve C vitamini içerir. Mideyi rahatlatır. İshale karşı korucudur. Cilde faydalıdır.

Elma:

C ve E vitamini, folik asit, pektin ve flovonoid içerir. Bağırsak sisteminin korunmasında faydalı ve posadan zengindir. Kolesterol düşürücü etkisi vardır. Kan şekerini kontrol altında tutar ve vücut direncini artırır. Kas ve eklem ağrılarının azalmasına yardımcı olur.

Lahana: Folik asit, A, B ve E vitamini yönünden zengindir. Güçlü antioksidandır. Mide rahatsızlıklarında ve hazımsızlık gidermede faydalıdır. Toksin atıcıdır.

Pazı:

A ve C vitamini ile folik asitten zengindir. Beden güçlendiricidir. Demirden zengin olması sebebiyle kansızlığa iyi gelir. Bol posa içerir. Bağırsak rahatsızlıklarında faydalıdır.

Greyfurt:

Folik asit, potasyum ve C vitamini kaynağıdır. Hücre yenilenmesinde ve büyümesinde etkilidir. Güçlü antioksidandır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Damar sertliğine faydası vardır.

Muz:

B6 vitamini ve potasyumdan zengindir. Hücre yenilenmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde faydalıdır. Elektrolit dengesini sağlar.

Grip Olmamak İçin Bu Listeyi Buzdolabına Asın!

A Vitamini:

Balık, yumurta sarısı, kırmızı et, süt, yoğurt, havuç, kayısı, tatlı kabak, kavun, şeftali, ıspanak, brokoli, tere, maydanoz, dereotu ve roka.
C Vitamini:

Maydanoz, yeşil sivri biber, roka, turunçgiller, kuşburnu, soğan, kereviz, brokoli, çilek ve kivi.
E Vitamini:

Bitkisel yağlar, yağlı tohumlar, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta ve kepeği ayrılmamış un.
Selenyum:

Balık, deniz ürünleri, etler, tahıllar, yumurta, brokoli, lahana, kereviz, soğan – sarımsak, mantar ve turp.
Çinko:

Etler, balık, süt, peynir, yumurta, deniz ürünleri, yağlı tohumlar, kuru baklagiller, kepekli tahıl ürünleri ve mantar.

Soğuk Günler İçin Basit İpuçları:

  • Öğünlerinizde mutlaka çiÄŸ sebzeye yer verin.
  • Haftada 2-3 kez balık tüketin. Izgara, fırın veya buÄŸulama yöntemlerini tercih edin.
  • Su tüketimini gözden kaçırmayın. En az 2 litre su tüketin.
  • Yumurta, yoÄŸurt, peynir, süt ve et grubu gibi proteinden zengin gıda tüketimine özen gösterin. Bunlar bağışıklığınızı da destekleyecektir.
  • Kuru baklagilleri haftada en az 2 kez tüketmeye özen gösterin.
  • Çay, kahve gibi ihtiyaçlarınızı bitki çaylarından saÄŸlayın.

alıntı

Sivilce ve Cilt Lekeleri İçin Pratik Maskeler

  • Bir domatesi ikiye bölün ve yüzünüze bu iki parçayla masaj yapın. Kurumasını bekledikten sonra durulayın. YakabileceÄŸi için açık sivilcelere uygulamayın.
  • Bir parça karpuzu ezerek püre haline getirin. Bu püreyi bütün yüzünüze uygulayın ve cildiniz kuruyup gerilene kadar bekleyin (yaklaşık on dakika). Son olarak yüzünüzü ılık suyla yıkayın ve soÄŸuk suyla durulayın.
  • Bir elmayı rendeleyin ve iki çay kaşığı bal ile karıştırın. Bu karışımı sivilceli bölgeye uyguladıktan sonra on beÅŸ dakika bekletin. Ardından önce ılık sonra da soÄŸuk suyla durulayın.
  • Küçük bir parça ekmeÄŸi süte batırın. Uzanın ve ıslattığınız ekmeÄŸi sivilcenizin üzerine koyun. Yirmi dakika bekletin.
  • Bir parça naneli diÅŸ macununu (jel olmayacak) avucunuza alarak birkaç damla ılık suyla karıştırın. Bu karışımı lekelerin üzerine sürerek beÅŸ dakika bekletin. Sonra da soÄŸuk suyla yıkayın.

Alıntı

 

Pırtıye Çorbası

Malzemeler

  • 1 baÄŸ ıspanak ya da pazı
  • 1 çay bardağı zeytinyağı (25 gr tereyağı da kullanabilirsiniz )
  • 1 adet orta boy kuru soÄŸan
  • 1 yemek kaşığı domates salçası (biber salçası da kullanabilirsiniz)
  • 1 çay bardağı pirinç
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 2 çay kaşığı kırmızı toz biber
  • 2 çay kaşığı kuru reyhan
  • 8-10 su bardağı et ya da tavuk suyu
  • 1 su bardağı sumak suyu

Yapılışı

Ispanak veya pazıyı iyice yıkayıp ayıkladıktan sonra incecik doğrayın. İyice yıkayıp süzülmeye bırakın.

Zeytinyağını bir tencereye koyup incecik yemeklik soğranmış soğanı ekleyin ve karıştırarark 2-3 dakika kavurun. Salçayı katıp 1 dakika daha kavurun.

Yıkanmış pirinci ilave edipkarıştırarak 2-3 dakika daha kavurun.
Süzüp incecik doğradığınız pazı veya ıspanağı tencereye aktarın. Suyu ekleyip pişirmeye devam edin.
Pişmek üzereyken kırmızı tozbiberi, reyhanı, tuzu ve sumak suyunu ilave edin. Birkaç dakika sonra ocaktan alıp. Sıcak servis yapın.